Ama bu güzelliğin ardında çoğu çiftin sormaktan çekindiği bir soru vardır:
Bir planlayıcı olarak her iki tarafı da gördük — büyüyü de, planlandığı gibi gitmeyen anları da.
Gerçek ise bu iki uç arasında bir yerde.
Çoğu çift en büyük riskin yağmur olduğunu düşünür.
Aslında değil.
Hava, doğru planlama ile yönetilebilen bir değişkendir.
Asıl risk kontrol eksikliğidir.
Açık hava düğünleri, kapalı mekanlara kıyasla daha fazla değişken içerir:
Bunlar sorun değil — ama bilinçli bir yaklaşım gerektirir.
Açık hava düğünü başlı başına riskli değildir.
Risk, kapalı mekan düğününü dışarı taşımaya çalıştığınızda başlar.
En iyi açık hava düğünleri, bulunduğu ortama göre tasarlanır.
Yani:
Bu yaklaşımda düğünler zahmetsiz hissettirir — çünkü doğayla uyumludur.
Çoğu zaman yeterince vurgulanmayan gerçek şu:
İyi bir B planı opsiyon değil, zorunluluktur.
Ve bu plan sadece “yağmur yağarsa çadır kurarız” seviyesinde olmamalıdır.
İyi kurgulanmış bir alternatif:
Doğru yapıldığında çiftler genelde şunu söyler:
“Hangisi olsaydı da mutlu olurduk.”
Hedef tam olarak budur.
Açık hava düğünleri size şunu sunar:
Açıklık ve ferahlık hissi.
Ama karşılığında şunu ister:
Kontrolü bir miktar bırakabilmek.
Eğer sizin için her şeyin kusursuz ilerlemesi, zamanlamanın milimetrik olması önemliyse, açık hava düğünü stresli hissettirebilir.
Ama anların doğal akışına izin verebiliyorsanız, deneyim çok daha anlamlı hale gelir.
Dürüst cevap:
Evet — ama doğru yaklaşım ve planlama ile.
Açık hava düğünü riskten kaçınmak değil,
riski tasarımın bir parçası haline getirmektir.
Doğru kurgulandığında bu “risk”, deneyimi daha canlı, daha özgün ve daha kişisel kılar.
Açık hava düğünlerinden en çok keyif alan çiftler,
hiçbir şeyin ters gitmeyeceğini düşünenler değil…
Bir şeyler değişse bile
hissin aynı kalacağını bilenlerdir.
Çünkü misafirler mükemmel hava koşullarını değil,
orada nasıl hissettiklerini hatırlar.
Vakit kaybetmeden siz de ziyaret edin. Villa Amikos’un lezzetli menüsü sizleri bekliyor.

© 2021 Qode Interactive, All Rights Reserved
